Eşref Toprak
Ekonomi & Tarım YAZARI

Eşref Toprak

Yerel Piyasa ve Tarım Uzmanı

Zeytinde Rekor Dediler, Üreticiyi Dalında Vurdular: Kuşlar Yesin mi Diyelim?

Zeytinde Rekor Dediler, Üreticiyi Dalında Vurdular: Kuşlar Yesin mi Diyelim?
Sabahın ayazında Büyük Menderes Ovası'na, Akhisar'ın zeytinliklerine ya da Karacasu'nun bayırlarına hiç indiniz mi? Toprağın kokusunu içine çekerken ağaçlardaki o kapkara, pırıl pırıl zeytin tanelerini gördüğünüzde içiniz ferahlar sanırsınız. Ama bugün öyle değil. Masabaşı uzmanları çıkıp 3,8 milyon tonluk Cumhuriyet tarihinin rekor rekoltesini müjdeliyor; peki o müjde tarladaki zeytinciye niye bayram değil de cenaze havası yaşatıyor, bunu hiç düşündünüz mü? Bugün Ege'nin kahvelerinde umut değil, derin bir çaresizlik ve öfke tütüyor. Bereketin bolluk değil, dert getirdiği bir düzeni hangi akıl, hangi vicdan bize 'başarı' diye yutturabilir?

Bereket mi Geldi Yoksa İflas Fermanı mı?

Bugün sahadan gelen son 24 saatin rakamlarına bakın; tüyleriniz diken diken olur. Aydın'da, Mersin'de, Manisa'da kilogramını 15 liraya toplatabildiğin zeytine tüccar gelip 10-20 lira fiyat biçiyor. Yanlış duymadınız: Dalından silkip sepete koymanın yevmiyesi, ürünün pazar değerinden pahalı! Gübresi, mazotu, budaması, ilacı bir yana; sadece toplaması bile zarar yazan bir mahsulü hangi üretici kaldırabilir? Aydın Karacasu'daki üretici kardeşim 'Yevmiyeyi kurtarmıyor, varsın dalında kalsın, kuşlar yesin' diye feryat ediyor. Bir köylüye, gözü gibi baktığı, atadan kalma zeytin ağacına 'kuşlar yesin' dedirtmek ne demektir, bunun ağırlığını o klimalı odalarda oturan bürokratlar hissedebiliyor mu?

Maliyet Otuz Lirayı Aşmışken Üretici Nasıl Ayakta Kalsın?

Üretim maliyetinin kilogram başına en az 30-35 lirayı vurduğu bir sezonda, piyasada tabanın 10 liraya kadar yuvarlanması apaçık bir üretici kıyımıdır. Pamukta ekim alanlarının yüzde 47 eridiği, süt üreticisinin borç batağında boğuştuğu Ege'de, çiftçinin son kalesi olan zeytin de elden kayıp gidiyor. Raflarda natürel sızma zeytinyağının litresi hâlâ ateş pahasıyken, aracının ve piyasa spekülatörünün cebi dolarken, ağacın dibinde ter döken köylünün payına yine haciz tebligatları mı düşecek? Bir yanda sofralık zeytini dalında çürüyen çiftçi, diğer yanda çarşıda zeytini gramla alan emekli… Bu makas bu kadar açılmışken, hangi ekonomik istikrardan bahsediyoruz?

Bu Kısır Döngüden Çıkışın Yolu Nerede?

Buradan açıkça söylüyorum: Rekolte çok diye üreticiyi piyasa kurtlarının insafına terk edemezsiniz. Marmarabirlik ve TARİŞ derhal üreticinin maliyetini ve alın terini gözeten adil bir taban fiyat açıklamalı, gerekirse Toprak Mahsulleri Ofisi devreye sokularak zeytinyağında müdahale alımı başlatılmalıdır. Depolama ve lisanslı depoculuk imkanları acilen genişletilmeli, üretici ürününü yok pahasına satmak zorunda bırakılmamalıdır. Eğer bugün bu zeytini dalında çürütür, üreticiyi küstürürseniz; yarın o ağaçların altına girecek tek bir genç, sofranıza koyacak tek bir damla has zeytinyağı bulamazsınız. Efendiler, uyanın; köylü biterse memleket biter!
Yazıyı beğendiniz mi? Çevrenizle paylaşarak destek olabilirsiniz.

Yazarın Diğer Yazıları

İlginizi Çekebilir