İZMİR (AA) – İzmir’de dünyaya gözlerini açtıktan 6 ay sonra lösemi teşhisi konulan 3 yaşındaki Ayaz bebeğin ailesi, ilik nakli olması durumunda, denizi çok seven çocuklarını ilk ilk iş olarak sahile götürecek.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesinde tedavi gören Ayaz Gök’ün bebekliği yaklaşık 2 yıldır hematoloji bölümünün koridorlarında geçiyor. Doğduktan tam 6 ay sonra yüksek ateş şikayetiyle hastaneye getirilen ve “akut lenfoblastik lösemi” tanısı konulan Ayaz bebeğe kemik iliği transplantasyonu gerekiyor.

Minik Ayaz’a, yaşaması, anne ve babasının da yüzününün gülmesi için uygun bir donör aranıyor. Yeni yeni konuşmaya başlayan Ayaz bebek, hematoloji bölümünün adeta maskotu haline geldi. Suyla oynamayı çok seven küçük Ayaz, doktorlara, hemşirelere, yanında refakatçi kalan annesine ve hastane kapısında bekleyen babasına deniz ve su ile ilgili cümleler kuruyor.

Anne Gülümser Gök, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ayaz’ın küçük bedeniyle büyük bir hastalığa karşı savaştığını söyledi.

Doktorların “donör bulunmazsa her şey çok kötüye gidebilir” dediğini aktaran Gök, sadece oğlunun değil, tüm lösemi hastası çocukların iyileşmesi için dua ettiklerini ifade etti.

İlk lösemi teşhisinin ardından oğlunun ilaç tedavisi gördüğünü ve kemoterapi aldığını dile getiren Gülümser Gök, 1,5 yıllık tedavinin ardından taburcu edildiklerini ancak hastalık tekrarlayınca yeniden hastaneye döndüklerini kaydetti.

– “Ayaz’ı yaşatsınlar”

“Genelde çok neşeli” diye tanımladığı oğlunun tedavi sürecinde yorulduğunu ifade eden Gök, şöyle konuştu:

“Birkaç kez ‘anne ben hastayım’ dedi. Biz de iyi olacağını söylüyoruz ama çok yoruldu. Allah kimseye yaşatmasın, evlat olunca çok zor. Onu kaybetme korkusu beni çok yoruyor. Yaşamasını, sağlıklı bir çocuk olmasını, birlikte okula ve lunaparka gitmek istiyorum. Bebeğim suyla oynamayı çok seviyor. İnşallah uygun bir donör bulunur ve ilik nakli de olursa ilk işim onu denize götürmek. Çünkü oğlum yaşıtları gibi hayat sürsün istiyorum. Oğluma umut olsunlar, Ayaz’ı yaşatsınlar. Bugüne kadar onu parka hiç gönül rahatlığıyla götüremedim.”

Gülümser Gök, yurt dışından kök hücre, kemik iliği bulunması için Almanya’da test yaptıracaklarını, bunun için ilk etapta 6 bin liraya ihtiyaçlarının olduğunu, tedavi sürecinin çok pahalı olduğu için bu parayı bile temin edemediklerini sözlerine ekledi.

– Donör vazgeçti

Aşçı olan baba Can Gök ise tedavi sürecinde işinden izin alarak eşi ve oğlunun yanında olmaya çalıştığını dile getirdi.

Kemoterapi tedavisine yanıt alamayınca daha da üzüldüklerini ancak asıl üzüntüyü uygun donör kemik iliği vermekten vazgeçince yaşadıklarını anlatan Gök, “Bayramdan sonra Ayaz yeniden hastalandı. Çünkü tekrarlama ihtimali yüksek bir hastalık. Bebeğimin sonu kemik iliği nakli olmazsa kötü. Türkiye’de yüzde 90 uyumlu donör bulduk ama kişi korktuğu için vazgeçti. Ne olur insanlara umut verip hayal kırıklığı yaşatmasınlar. Ben de eşim de gönüllü ilik bağışçısıyız, keşke çocukların yaralarına merhem olabilsek.” diye konuştu.

Can Gülüm