İZMİR (AA) – EŞBER AYAYDIN – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ), “AİHM’den tazminat kazanacaksınız” şeklindeki söylemle örgüt içerisindeki morali yüksek tutmaya çalıştığını belirtti.

Dağ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ankara’da devam eden FETÖ çatı davasındaki savunmaları yakından takip ettiğini söyledi.

Sanıkların, AİHM’den bir sonuç almak gibi bir düşüncesi olduğunu düşündüğünü dile getiren Dağ, kendilerini de buna inandırdıklarına dikkati çekti.

FETÖ sanıklarının mahkeme heyetinin sabrını zorladığını anlatan Dağ, “Heyetin kendilerine bir tepki göstermesini bekleyerek bunu da uluslararası yargıya taşımayı amaçlıyorlar. Heyet bu duruma fırsat vermiyor. ” dedi.

Dağ, darbe girişimi içerisinde bulunanların hak ettiği cezayı sonuna kadar alacağına inandığını vurguladı.

– “AİHM safsatası”

Gözaltı ve yargılama döneminde alınan ifadelerin hukuka uygun olduğunun altını çizen Hamza Dağ, şöyle konuştu:

“FETÖ, ‘AİHM’den tazminat kazanacaksınız’ şeklindeki söylemle örgüt içerisindeki morali yüksek tutmaya çalışıyor. Ama birileri tarafından ısrarla söyleniyor ki bu örgüt içerisinde bir çözülme olmasın. Üyelerini bir seviyede tutmayı hedefliyorlar. Bu ilk defa olan bir şey değil. Özellikle 17-25 Aralık’dan bu yana örgüt elebaşı tarafından ısrarla ‘hükümet gidecek” diye hep bir tarih verildi. Şimdi de içeride olan örgüt üyelerinin ve dışarıdaki ailelerinin direncinin kırılmaması ve çözülme olmaması için ‘AİHM’ safsatası ortaya atılıyor ki bunun gerçekleşme ihtimali yok.”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dağ, 15 Temmuz gecesi, vatandaşların meydanları, milletvekillerinin Meclisi savunduğunu ancak Batılı devlet başkanlarının ise itidal çağrısı yaptığını hatırlattı.

Demokrasi havarisi geçinenlerin Mısır’da olduğu gibi yine darbecilerden taraf olduklarını bir kez daha gösterdiğine işaret eden Dağ, “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hukuka göre değilde siyasete göre kendi zihin yapısına göre karar verebilir mi? Bunu engellemek için hem siyaseten hem de hukuken mücadeleye devam edeceğiz. Hiç kimse de bu tarzda bir işlemin içerisinde olmayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.