İZMİR (AA) – İzmir’de gittikleri özel hastanede doğum öncesinde yapılan iğneyle anne karnındaki bebeklerinin hayatını kaybettiğini iddia eden çift, savcılığa suç duyurusunda bulundu.

Hayatlarını Ağustos 2016’da birleştiren Ayşegül (27), Mehmet Nuri Yıldırım (32) çifti, geçen hafta kucaklarına alma hayalini kurdukları çocuklarını toprağa verdi.

Mehmet Nuri Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, eşinin sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirdiğini, doğacak erkek bebeklerine Çağan ismini koymayı kararlaştırdıklarını ve doğumun gerçekleşeceği günü beklemeye başladıklarını anlattı.

Geçen hafta eşinin sancılarının artmasıyla doğum için hamilelik döneminde takiplerini gerçekleştiren özel hastaneye gittiklerini, doktorlarına ulaşamadıklarını ancak başka bir doktora yönlendirildiklerini belirten Yıldırım, “Bizimle ilgilenen doktor, ‘Sizin doktorunuz yok ama biz buradayız merak etmeyin.’ dedi. Çocuğumun kalp atışlarını dinlediler gayet iyiydi, bir sıkıntı yoktu. ‘Sancı bekliyoruz, ona göre doğuma alacağız.’ dediler. Biz de evrak işlemlerini yaptık. Doğum ücretini de ödedim.” dedi.

– Doğum öncesi yapılan iğneyle fenalaştı

Eşine bir iğne yapıldığını daha sonra doğumun beklendiğini aktaran Yıldırım, bu esnada hemşirelerin panik olduğunu, bunun üzerine ise bebeğin durumun kötüleştiğini öğrendiğini söyledi.

Acil bir şekilde eşini bulunduğu odadan dışarı çıkararak ameliyata almak isteyen hemşirelere yardım ettiklerini ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu:

“Doktor çok panikti. Eşim ne olduğunu sordu, doktor girişte ‘Sen iyisin, merak etme’ dedi. Orada biz, bir sıkıntı olduğunu anladık. 40 dakika sonra doktor geldi, ‘Eşinizin durumu iyi ama çocuğunuzu kurtaramadık.’ dedi. Nedenini sorduğumda doktor bana ‘Nedenini biz de anlayamadık.’ dedi. Çocuğun ismini koymuştuk, yatağını hazırlamıştık. Sadece biz değil bütün aile beklenti içerisindeydi, hepimiz ciddi bir yıkıma uğradık.”

Eşinin psikolojisinin bozulduğunu, bu nedenle hastaneden çıkmadan önce bebekleri için hazırladıkları odayı boşalttıklarını dile getiren Yıldırım, eşyaları bir yakınının evine koyduklarını söyledi.

– “9 ay karnımda taşıdım yüzünü göremedim”

Anneler Günü’nde oğlunu kucağına almayı hayal ederken toprağa veren acılı anne Ayşegül Yıldırım ise iğne yapılana kadar bebeğinin sağlık durumunun iyi olduğunu, yapılan iğnenin ardından bir uyuşma olmadığını, doktorun yeteri kadar ilgi göstermediğini savundu.

İğnenin olumsuz yanları olabileceği yönünde hiçbir bilgi verilmediğini ileri süren Yıldırım, şunları söyledi:

“Benim oğlum gayet sağlıklıydı. 4 dakikada bir sancım oluyordu ve nabzı 140’tı. Bebeğimin öldüğünü duyunca inanamadım ilk başta. O hastaneye gidene kadar benim oğlum gayet sağlıklıydı. Özel hastaneyi çocuğumla dört dörtlük ilgilenilsin diye tercih ettim. Onun eşyalarını kendi elimle özenerek hazırladım. Oğlumu neden kaybettim bir türlü bilmiyorum. Bana Anneler Günü’nün en güzel hediyesini oğlum Çağan verecekti, onu kucağıma almayı beklerken toprağa verdim. Ben onu 9 ay boyunca karnımda taşıdım ama oğlumun yüzünü göremedim. Bunu benim elimden alan kimse cezasını çekmesini istiyorum.”

– “Suçluların ceza alması için takipçi olacağız”

Ailenin avukatı ve aynı zamanda da baba Mehmet Nuri Yıldırım’ın abisi olan Nesim Yıldırım, yeğeninin müjdesini beklerken bir anda gelen kötü haberle yıkıldıklarını belirtti.

Bebeğin neden öldüğünü anlamak için doktorla görüştüğünü aktaran Yıldırım, “Doktorun bize söylediği ‘Biz neden olduğunu anlamadık, her şey normaldi, iyi gidiyordu, hiçbir sıkıntı yoktu birdenbire sorun gelişti ama biz ne olduğunu anlamadık ancak bu yapılacak adli incelemeyle ortaya çıkar.’ dedi.” ifadelerini kullandı.

Doktorun kendilerine yapılan iğnenin çocuk için bir sorun teşkil etmediğini söylediğini dile getiren Yıldırım, yaptıkları araştırmada iğnenin dozunun ayarlanmaması, yanlış yapılması durumunda bebeğin kalp atışlarına etkisinin olduğunu öğrendiklerini dile getirdi.

Bebeğin neden öldüğünün tespiti için savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını aktaran Yıldırım, Sağlık Bakanlığı ve İzmir Tabip Odasına da olayla ilgili şikayet dilekçesi verdiklerini, suçluların ceza alması için durumun takipçisi olacaklarını kaydetti.

İzmir Sağlık Müdürlüğü de konuya ilişkin hastane hakkında soruşturma başlattı.