Türkiye genelinde organik süt üretiminin toplam pazar içindeki payının yalnızca yüzde 1,1 seviyelerinde kalması, tarım ve hayvancılık havzalarında yeni bir tartışmayı gündeme getirdi. Akademisyenlerin ve sektör temsilcilerinin dikkat çektiği bu düşük oran, Manisa başta olmak üzere Ege'nin verimli ovalarında üretim yapan yetiştiricilerin karşılaştığı yüksek girdi maliyetlerini bir kez daha görünür kıldı.

<b>Üretim Maliyetleri Çiftçinin Elini Kolunu Bağlıyor</b>

Organik yem fiyatlarının yüksekliği, sertifikasyon süreçlerinin getirdiği ek masraflar ve pazara erişim zorlukları, Manisa kırsalındaki üreticilerin geleneksel yöntemlere bağlı kalmasına yol açıyor. Uzmanlar, mevcut desteklerin yetersiz kaldığını vurgulayarak küçük ve orta ölçekli aile işletmelerine özel hibe ve sübvansiyon paketlerinin devreye sokulması gerektiğini savunuyor. Sektördeki bu tıkanıklık aşılmadığı sürece tüketici hem sağlıklı gıdaya erişmekte zorlanıyor hem de yüksek raf fiyatlarıyla karşı karşıya kalıyor.

<b>Bölgesel Kalkınma İçin Yeni Destek Modeli Çağrısı</b>

Bölge basınından derlenen detaylara göre, organik hayvancılıkta hedeflenen büyümenin yakalanabilmesi için yalnızca doğrudan gelir desteği değil, yerel kooperatifleşme ve soğuk zincir lojistik altyapısının da güçlendirilmesi talep ediliyor. Manisa ve çevresindeki süt üreticilerinin organik pazara entegre edilmesi, bölge ekonomisine doğrudan katma değer sağlarken genç nüfusun kırsalda tutulmasına da zemin hazırlayacak.