Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden Aydın'da, kestane, incir ve zeytin hasadının yapıldığı dik yamaçlar ile zorlu arazi koşulları, köylüleri yarım asrı aşan efsanevi yeşil ciplerden vazgeçiremiyor. Kent merkezlerinde modern ve lüks araçlar tercih edilirken, kırsal mahallelerde yaşayan çiftçiler 1950'li yıllardan kalma dört çeker arazi taşıtlarını en kıymetli yardımcıları olarak görüyor. En sonuncusu 1970 yılında banttan inen ve aralarında 70 yaşını geride bırakmış modellerin bulunduğu bu emektar taşıtlar, sanayideki ustaların elinde aylar süren titiz bir yenileme sürecinden geçirilerek yeniden tarlalara dönüyor.

Üç Kuşaktır Süren Zanaat Mirası

Aydın sanayisinde mesleğini sürdüren ve ailesinde üçüncü nesil tamirci olan Gürbüz Özince, babası Necati Özince'den öğrendiği mesleği bugün kendi oğlu Necati Özince ile birlikte yürütüyor. Geçmişte kentin Ramazanpaşa Mahallesi'nde cipçiler durağının bulunduğunu ve babasının kendi aracını onarırken edindiği tecrübeyle zamanla arkadaşlarına yardım edip tamirhaneye adım attığını aktaran Özince, 1974 yılından bu yana aynı heyecanla mesleği icra ettiklerini belirtiyor. Eski araçlarda yedek parça temininin her geçen gün zorlaştığını vurgulayan tecrübeli usta, yeni nesil bilgisayarlı sistemlerin yerine tecrübe, göz ve kulak hassasiyetinin devreye girdiğini söylüyor.

Sarp Arazilerde Modern Araçlar Yerini Tutamıyor

Aydın genelinde bu araçları ayağa kaldıracak ehil usta sayısının giderek azalması sebebiyle atölyeler randevu usulüyle hizmet veriyor. 1952 model araçların dahi şasisinden motoruna, yürüyen aksamından kaportasına kadar baştan aşağı elden geçirilip yenilendiğini dile getiren sanayi esnafı, yapılan çalışmaların aylar sürdüğünü ifade ediyor. Zorlu dağ yollarında ve engebeli arazilerde yük taşıma kabiliyeti bakımından yeni nesil traktörlerin ve modern arazi araçlarının bu eski ciplerin sağladığı manevra kabiliyetine yetişemediğini belirten üreticiler ise, babadan oğula devreden bu sağlam makineleri yıllar boyu kullanmaya kararlı görünüyor.