Kütahya'nın zengin orman dokusu ve kırsal alanlarında sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde sıkça yapılan mantar toplama faaliyeti, ciddi sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Kütahya Şehir Hastanesi hekimleri, doğadan gelişigüzel toplanarak tüketilen yabani mantarların doğrudan böbrek dokusunda kalıcı tahribat yarattığı konusunda kritik uyarılarda bulundu.
<b>Geleneksel Alışkanlıklar Hayati Tehlike Doğuruyor</b>
Kütahya ve çevresinde nesillerdir süregelen mantar toplama geleneği, zehirli ve zehirsiz türlerin çıplak gözle ayırt edilmesinin imkansızlaşması nedeniyle kabusa dönüşebiliyor. Sağlık uzmanları, halk arasında doğru bilinen 'yoğurtla yenirse zehirlemez' ya da 'sirkeyle kaynatılırsa zehri uçar' gibi hurafelerin hiçbir bilimsel temeli olmadığını vurguluyor. Doğada yetişen bazı türlerin içerdiği toksinler, tüketildikten sonra doğrudan kan yoluyla böbreklere ulaşıyor ve dakikalar içinde organ işlevlerini durdurma noktasına getirebiliyor.
<b>Böbrek Yetmezliğine Karşı Net Uyarı</b>
Uzmanlar, zehirlenme belirtilerinin çoğunlukla mide bulantısı, kusma ve karın ağrısıyla başladığını, ancak asıl yıkımın sessizce böbreklerde gerçekleştiğini belirtiyor. Geç fark edilen tablolarda hastaların acil diyaliz ihtiyacı duyduğu ve kalıcı böbrek yetmezliği tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı kaydediliyor. Şehir Hastanesi bünyesinde bu şikayetlerle başvuran vakaların hızla arttığına işaret eden hekimler, risk almak yerine ambalajlı ve denetimli kültür mantarlarının tercih edilmesini öneriyor.
Bölge basınından derlenen detaylara göre, doğadan toplanan mantarlara karşı gösterilecek dikkatsizlik sadece bireysel bir zehirlenmeyle kalmıyor, aile boyu ölümcül sağlık krizlerine kapı aralıyor.