İZMİR (AA) – EFSUN YILMAZ – Propaganda, Siyasal ve Diplomatik İletişim Uzmanı Prof. Dr. Bilgehan Gültekin, farklı ülkelerin Avrupa’daki 120 büyükelçisiyle Türkiye’nin dünya diplomasisindeki yerini belirlemek amacıyla görüşmeler yaptıklarını belirterek, “Türkiye dünyada mağduriyetlerin giderilmesi konusunda en etkin diplomasiyi çalıştıran ülkedir ve mağdur halkların barış sesidir” sonucuna ulaştıklarını açıkladı.

Gültekin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Doç. Dr. Tuba Gültekin ile “Türkiye’yi uluslararası platformda temsil eden etken siyasal aktörler” konulu bir çalışma gerçekleştirdiklerini, 7 yıl içinde 21 Avrupa ülkesinde görev yapan farklı ülkelerin 120 büyükelçisiyle görüştüklerini belirtti.

Türkiye’nin diplomatik gücünü değerlendirmek için hazırladıkları ölçek kapsamında büyükelçilere, diplomatlara sorular yönelttiklerini anlatan Gültekin, “Türkiye’nin diplomatik profilini çıkarmaya çalıştık. ‘Türkiye dünya ve Avrupa diplomasisinde nasıl bir yerde’ bunu öğrenmek istedik ve büyükelçilere ‘Uluslararası mağduriyetlerin giderilmesi noktasında diplomasiden neler bekliyorsunuz’ sorusunu yönelttik.” dedi.

Ortadoğu’dan Balkanlar’a, Afrika ülkelerinden Uzakdoğu ülkelerine kadar görüşme yaptıkları tüm ülkelerin büyükelçilerinin, “sorunların diplomatik yollarla giderme koşullarının sağlanmasını” istediklerini aktaran Gültekin, “Uluslararası problemlerin giderilmesi amacıyla kamuoyunu oluşturabilme gücü bizim için çıkış noktasıydı. Bu gücün Türkiye’de olduğunu gördük, bunu görüşme yaptığımız büyükelçilerin tamamına yakını söyledi.” diye konuştu.

Çalışma kapsamında önemli sonuçlara ulaştıklarını belirten Gültekin, şu bilgileri verdi:

“120 büyükelçi ile görüşmemizde bulduğumuz en etkili sonuçlardan biri şudur; Türkiye, dünyada mağduriyetlerin giderilmesi konusunda en etkin diplomasiyi çalıştıran ülkedir. Türkiye diplomaside mağdurların, mağdur halkların barış sesidir. Türk diplomasisi dünyada mağdur halkların, insanların sesidir. Çalışma kapsamında 21 Filistin diplomatıyla da görüştük. Onların ortak görüşü de Filistin halkının mağduriyetlerinin giderilmesinde en büyük liderliği Türk diplomasisinin yaptığı oldu.”

– Katar konusu

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’in abluka uyguladığı Katar’a Türkiye’nin verdiği desteğin son günlerde uluslararası kamuoyunda tartışıldığını kaydeden Gültekin, Türkiye’nin bu süreçte arabulucu olarak etkin bir fonksiyon üstlendiğine işaret etti.

Avrupa ülkelerindeki tüm Katar büyükelçileri ile de görüştüklerini ifade eden Gültekin, “Bence Ortadoğu’da Katar diplomasisi kilit bir rol oynuyor. Ortadoğu’daki sorunların daha barışçıl yöntemlerle çözülmesi için Katar’ın yalnızlaştırılması değil Türkiye örneğinde olduğu gibi güçlü bir diplomatik müttefik olarak uluslararası ilişkiler sistemi içinde değerlendirilmesi gerekiyor.” dedi.

Gültekin, akademisyenlerin de abluka altındaki Katar’a destek verebileceğini belirterek, özellikle uluslararası ilişkiler ve siyaset bilimi alanındaki tüm akademisyenleri Katar’a destek vermeye davet etti.

Bu desteğin aynı zamanda akademisyenlerin barış diplomasisine yapacağı en önemli katkı olacağına işaret eden Gültekin, “Akademisyenlerin dünyadaki tüm büyükelçilere bu konuyla ilgili bir mektup hazırlayarak Katar’a destek çağrısı yapmasını çok faydalı buluyorum. Bence bu çağrıyı yapmak uluslararası barışa da akademik anlamda güçlü bir katkı koymaktır.” diye konuştu.

– Türkiye’nin itibarına olumlu etki

Roma’daki Katar Büyükelçisi ile yeni bir görüşme daha yapacaklarını açıklayan Gültekin, şunları kaydetti:

“Diplomatik kriz sonrası Katar’a desteğimizi ifade etmek için Katar’dan diplomatlarla görüşeceğiz. Katar, diplomaside Türkiye’yi hamisi, stratejik ortağı, sorunları birlikte çözebileceği güçlü bir yapı olarak görüyor. Bu anlamda Türkiye’nin son Katar krizinde durduğu noktanın çok doğru olduğunu düşünüyorum. Türkiye, uluslararası ilişkilerde yalnızlaştırma, kamplaşma, abluka üzerinde değil sorunların taraflarını bir masada toplayacak karşılıklı etkin müzakereyi benimsedi. Bu da çok etkin bir müzakere yöntemidir.”

Uluslararası kamuoyunda da müzakere anlayışının Türkiye’nin itibarına olumlu katkı yaptığını ifade eden Gültekin, “Türkiye’nin en büyük başarısı aynı zamanda bu müzakerenin yöntemlerini de uluslararası kamuoyuna açıklamasıdır. Türk diplomasisine has bazı müzakere yöntemlerini uluslararası kamuoyunun önüne koyuyor. Benim bir iddiam var, Türkiye’nin önerdiği bu yöntemler gelecekte ‘Türkiye’ adı ile anılacak inisiyatife dönüşecek. Ben Türkiye’nin en büyük yumuşak gücünün de bu olduğuna inanıyorum.” değerlendirmesinde bulundu.