MUĞLA (AA) – ALİ BALLI – Muğla’nın Bodrum ilçesinde bu yıl 14’üncüsü gerçekleştirilen Uluslararası Gümüşlük Klasik Müzik Festivali, genç yetenekleri yerli ve yabancı usta sanatçılarla bir araya getiriyor.

Festival kapsamında Bodrum’un Gümüşlük Koyu’ndaki Antik Taş Ocağı ile Gümüşlük Toprak Ev’de devam eden konserlere, Türkiye’nin ve dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatseverler yoğun ilgi gösteriyor.

Yabancı sanatçıların eserlerini seslendirdiği festivalde, yeni mezun olan ve konservatuvar eğitimi alan öğrenciler de hem yerli hem de yabancı sanatçılardan eğitimler alıp, aynı sahneyi paylaşma olanağı buluyor. Çeşitli enstrüman dallarında başarılı olan Türk öğrenciler, hem antik taş ocağında hem de Gümüşlük Toprak Ev’deki festival alanında seslendirdiği farklı eserlerle izleyenlerin beğenisini topluyor.

Festivale katılan Devlet Sanatçısı piyanist Gülsin Onay, dünyaya mal olmuş Türk yeteneklerin başarılarını AA muhabirine anlattı.

Onay, son dönemlerde genç Türk yeteneklerin, yurt dışında çok önemli yerlere geldiğini kaydetti.

Bunlar arasında piyanist, kemancı, viyolonsel, kontrbasçı ve bestecilerin olduğunu aktaran Onay, “Bu genç yeteneklerle gurur duyuyoruz. Berlin Filarmoni’de, Viyana Filarmoni’de, New York Filarmoni’de çalan enstrüman yeteneklerimiz var. Bu inanılmaz bir başarı ve son zamanlarda giderek artıyor.” dedi.

Dünya çapındaki yarışmalarda derece alanlar bulunduğunu vurgulayan Onay, Türkiye için bunun gurur kaynağı olduğunu dile getirdi.

– “Aksak ritimlerden Anadolu’dan gelen bir güç var”

Onay, Bodrum’da düzenlenen festivalin amacının yurt dışından gelen isimleri Türk yeteneklerle buluşturmak olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

“Bazıları bu sayede yurt dışına burs alarak gitme imkanı buluyor. Bu festivale katılmak için yurt dışından özellikle gelenler var. Bu yıl çok zengin bir listemiz bulunuyor. Yurt içinden olduğu kadar Fransa ve İngiltere’den gelen izleyicilerimiz de var. Sanatçılar olarak Türkiye’yi yurt dışında en iyi şekilde temsil ediyoruz. Bizim farklı bir geleneğimiz var. Adnan Saygun olsun, Ulvi Cemal Erkin olsun bu kişiler klasik müziğe farklı bir renk ve aksak ritimler getiriyor. Bu çok önemli. Aksak ritimlerden, Anadolu’dan gelen bir güç var. Dinleyici bunu hissediyor. Onlar için bu büyük bir keşif. Bu kuvvetli yönümüzü de harmanlayarak, kendi geleneğimizle, evrensel müziğin birleşimi bütün dünyada ses getiriyor, çok beğeni topluyor.”

– Sanatçılarla çalışma imkanı buluyorlar

9 Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarından yeni mezun olan keman sanatçısı Selin Doğan, festivale ilk kez katıldığını ve festivalin kendisi için çok önemli olduğunu ifade etti.

Konservatuvar ve müzikle ilgilenen öğrencilere festivale katılma çağrısında bulunan Doğan, festivale katılan öğrencilerin, yabancı sanatçılarla tanışma olanağı bulduğunu ve müzik yaşamları için burs imkanının sağlandığını da belirtti.

Berlin’den katılan 19 yaşındaki keman sanatçısı Kerem Tuncer de festivalde yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Festivalin sanatla iç içe girebilen bir ortamda gerçekleştiğine değinen Tuncer, “Çok güzel alanlarda konser veriyoruz. Çalışmalarımızı mükemmel bir ortamda yapıyoruz. Yurt dışından gelen sanatçılarla da çalışma ortamı buluyoruz. Bu bizim için bir şans. Burada çok farklı yaş gruplarından öğrenciler var.” diye konuştu.

Festivale Londra’dan katılan Gökçe Çatakoğlu da büyük sanatçılarla bir arada olmanın kendisini çok mutlu ettiğini anlattı.

7 yıldır keman çaldığını vurgulayan Çatakoğlu, “Hedefim Türkiye’yi yurt dışında temsil etmek. İleride oda müziği yapmak istiyorum. Solistlikten ziyade kemanla eğlence şovları yapmak istiyorum.” dedi.

– “Her şeyi harmanlayıp güzel bir şey çıkartabiliyoruz”

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencisi Aslı Ayben Özdemir de festivalin kendilerine çok büyük fırsatlar sunduğuna değindi. Gülsin Onay’ın yurt dışındaki yabancı sanatçıları kendileriyle buluşturduğunu belirten Özdemir, şöyle konuştu:

“Yurt dışındaki yarışmalara gitme şansımız var ama bu bizim için daha kolay bir imkan. Kendi yurdumuzda, kendi topraklarımızda bize böyle imkanlar sağlayabiliyorlar. Klasik müziği en iyi şekilde icra etme şansına sahip oluyoruz. Gilles Apap gerçekten dünyanın en iyilerinden birisi. Onunla çalışma imkanı büyük bir şans. Burada rüzgarın batımı, deniz ve gün batımı var. Her şeyi harmanlayıp güzel bir şey çıkartabiliyoruz. Gümüşlük festivali bize çok büyük imkanlar tanıyor. Büyük sanatçıları dinleyip onlarla çalışma olanağımız oluyor.”

Özdemir, şu ana kadar yurt dışında 4 ayrı yarışmaya katıldığını bu yarışmalarda özel ödüller aldığını kaydetti.

Özdemir, Cem Mansur yönetimindeki Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası’yla Almanya, İtalya, Macaristan, Portekiz, İspanya gibi ülkelerde 3 yıldır özel konserler verdiklerini de sözlerine ekledi.