KÜTAHYA (AA) – Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Bugün diyorlar ki Menderes, Özal, Demirel başkanlık istedi. Evet, onlar başkanlık istedi, tek adam rejimi istemediler.” dedi.

Uysal, partisinin İl Başkanlığınca Zafer Meydanı’nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Türkiye’nin zorların içerisinde zor bir tercih yapmak mecburiyetinde bırakıldığını belirtti.

Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi kendi kaderini kendisinin belirleyeceği bir dönemden geçtiğini ifade eden Uysal, “İşte bölgemizde yeniden, imparatorluğun parçalandığı bir asır önce, kendi kaderini kendisi tayin edebilen toplulukların, milletlerin, devletlerin olduğu bir dönemin ardından bugün de yeniden kendi geleceği için yine milletimiz karar verecektir.” diye konuştu.

Uysal, Türkiye’yi bir girdabın içerisine düşürmek isteyenlere itirazlarının olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

“15 Temmuzda, ‘Bu devleti ele geçireceğiz.’ diyerek onlarla iş birliği yapan ne kadar devlet ve millet düşmanı varsa en nihayetinde Türkiye’de bir oyunu yeniden sergilemek istediler. 15 Temmuz’u yaşadık, işte bu meydanlarda olduğu gibi Türkiye’nin her köşesinde demokrasiyi ekmeğimiz, aşımız olarak değerlendirdik. O zaman, ‘Buraya kim getirdi, nasıl geldik?’ sorularını sormaksızın ‘Devletin ve milletin, demokrasimizin, cumhuriyetimizin yanında olma mecburiyetimiz vardır.’ dedik. Öyle bir zeminde darbe teşebbüsü yaşamışız, bu teşebbüsten sonra zannettik ki ders çıkarırlar. Türkiye’nin böyle bir pahalı tecrübeye ihtiyacı yokken bundan bir ders çıkarırlar sandık.”

– “Biz gerçekleri konuşacağız”

Referandumda, Türkiye’nin geleceğini şekillendirecek bir anayasa değişikliğinin oylanacağını anlatan Uysal, şunları söyledi:

“İşte bu meydanda biz gerçekleri konuşacağız. Bu meydanda sadece bugün 80 milyonluk Türkiye’de yaşayan vatandaşlarımız değil, doğmamış çocuklarımızın geleceğini şekillendirecek bir anayasa ne getiriyor ne götürüyor?’ onu konuşmak mecburiyetindeyiz. Bizim meselemiz muhalefete muhalefet etmek değil. Şimdi iktidarın yedeğine aldığı, operasyonel kiralama mantığıyla kiraladığı birtakım partiler de var. Onların vazifesi muhalefete muhalefet etmek. Bizim vazifemiz bu değil. Ama eğer memleket meselesi ise eğer bu ülkenin geleceği, egemenliğiyle ilgili ise biz de çıkar bu soruları sorarız. Ne değişti de bu noktaya geldiniz? Şimdi, 70 sene önce milli şefliğe itiraz etmiş bir hareket, geçmişin kılavuzluğunda bugün milli şefliğe ‘Evet’ diyebilir mi? ‘Hayır’ diyeceğiz. Bu bizim için usulü tamamlama işlemidir. Bu, geçmişin kılavuzluğunda yürüyen, sağından solundan yapılan telkinlere kulak asmadan sadece ve sadece kendi idealleri ve prensipleri için siyaset yapan, hürriyetçi demokrasiye inanmış insanlar işte buradadır.”

Meydanlarda, Adnan Menderes’in, Turgut Özal’ın, Süleyman Demirel’in de başkanlık istediği yönünde konuşmaların yapıldığına değinen Uysal, “Bu abide şahsiyetlerimizin icraatlarını, hizmetlerini, sevdalarını ve milletimizin gönlündeki itibarlarından yararlanarak suistimal etmeye hakkınız yok. Rahmetli Özal Türkiye’de başkanlık sistemini istedi. Rahmetli Demirel, Türkiye bunu tartışsın istedi. İkisi de o gün ideolojik takıntılarla yürütme erkini prangaya vuran, yüksek yargıyı anayasal düzeni içerisinde asli fonksiyonuna irca edeni istediler. Bugün diyorlar ki Menderes, Özal, Demirel başkanlık istedi. Evet, onlar başkanlık istedi, tek adam rejimi istemediler.” ifadelerini kullandı.