17 yıllık meslek hayatında 40 Bin kişiye özel fotoğraf çekerek rekora imza atan Aydınlı ünlü fotoğrafçı Serkan GÖKÇE’yi yeni ofisinde ziyaret ederek keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

-Serkan GÖKÇE fotoğrafçılığa nasıl başladı?

-Küçük yaştan beri spora ilgim vardı. Bu konuda kendimi geliştirmeyi amaçlayarak ilkokulda tüm spor dalları ile ilgilendim. Ortaokulda futbola yönelerek Yıldızspor’da oynamaya başladım. Lisede Aydınspor ve Aydın Belediyespor’da top koşturmaya devam ettim. Bu dönemde fotoğraf çekmeye de başlamıştım. Vestel Manisaspor ve Milasspor’dan transfer teklifi almışken fotoğrafçılığı meslek olarak kabul edip futbol kariyerimi noktalandırmış oldum. Artık mesleğim fotoğrafçılıktı.

-Kaç yıl oldu?

-17 yıldırbu işin içerisindeyim.

-Aydın’la sınırlı kalmadığınızı düşünüyorum!

-Evet. 15 yıldan fazla bir süre Bodrum’daydım. Ara ara İstanbul’da çekimlerim oldu. Yoğunluğum Bodrumda idi.

-Neden Aydın dışı?

-Aydın.da kalmış olsaydım düğün fotoğrafçılığında kısıtlı kalırdım. İl dışında olmam özellikle Avrupalılarla, büyük firmalarla, ajanslarla çalışarak mesleğimin her dalında tecrübe kazandım.

-Fotojenik olmak ?

-Öyle bişey yoktur,modeli çekime iyi motive eden ve rahat bir Yüz ifadesini ortaya çıkartan kesinlikle iyi fotoğrafçı vardır

-Doğa mı ? Stüdyomu?

-Kesinlikle stüdyo ,çünkü ışık sizin elinizde istediğiniz gibi paraflaşları kullanıyorsunuz ,dolayısıyla yaratıcılığınızı stüdyo ortamında çok rahat kullanma imkanına sahipsiniz.Doğa da tam tersi güneşin emrindesiniz(gülüyor)

-Sizce kime “Fotoğrafçı” demeliyiz?

-Öncelikle ufku açık ve sanatsal ruha sahip olunmalı. Bunun oturması için de en az 5 yıl geçmesi gerekmektedir. Tabi mesleğin her dalında kendini geliştirmek gerekir. Bir otelin genel müdürü olabilmek için her departmanda çalışarak deneyim kazanmanmak gereklidir. Bizim işimiz de aynı şekilde.

-Buradan her dalda tecrübeli olduğunuz açıkça anlaşılıyor.

-Evet. Doğa , çocuk, doğum, düğün hikayesi, moda , reklam, katalog, ürün çekimleri vs. deneyimlerim mevcuttur.

-Düğün hikayesinin Türkiye’deki öncülerinden diyebilir miyiz?

-Evet. Hikaye fotoğrafçılığı Avrupa da daha çok yaygın olduğundan ilk onlarda görmüştüm. Sonrasında ben de yapmaya karar verdim.

-Hikaye fotoğrafçılığı Türkiye’ye oturdu mu?

-Hikaye fotoğrafçılığı ilk ABD ve Avrupa’dan çıkmıştır. Avrupalıların düğünleri çok vasat ve renksiz geçer,hikaye fotoğrafçılığının ülkemize Cuk oturduğunu düşünüyorum,çünkü hikayemiz için malzeme çok çıkıyor .Sabah Gelinin hazırlık aşaması diğer taraftan damadın berber telaşı, sonrasında gelin alması , baba evinden çıkışı, konvoy vs. Hem ağlarım hem giderim. Hem mutluluk hem hüzün.Dolayısıyla çok renkli ve eğlenceli geçiyor ve sonunda o günün hüzün ve mutluluklarını kayıt altına alarak belgesel tadında o özel günü ölümsüzleştiriyorsun

-Örnek aldığınız fotoğrafçı var mı?

-Sevdiğim saydığım Avrupa’da zirveye çıkmış Nihat ODABAŞI.

-Fotoğrafçı seçerken portfolyosu önemli midir?

-Kesinlikle! Her fotoğrafçının referansı vardır. Karar vermeden önce portfolyo incelemesi yapılmalıdır. Farklı çekimler görmek karar vermenize kolaylık sağlayacaktır.

-Uzun yıllar deneyiminiz vaz. Kaç kişiyi çektiniz?

-Aslında hiç düşünmemiştim. Geçen gün bir sohbet esnasında arkadaşım sordu. Kabataslak bi hesapla kişiye özel çekimler, gelin damat çekimleri yaklaşık 40.000 in üzerinde kişi ile çalışmışım.

-Ustanız oldu mu?

-İzmir’in ilk “Karanlık Oda” fotoğrafçılarından eski gazeteci Cumhur PAYZİNER’ ve İstanbul maksim gazinosunun fotoğrafçısı Rahmetli Osman yurt hocalarım dan çok şey öğrendim

-İki yıldır hiçbir yere röportaj vermeyip ilk röportajınızı bizimle yaptığınız için çok teşekkür ederiz.